Çölyak hastalığı, halk arasında genellikle çocukluk dönemi hastalığı olarak bilinse de, aslında her yaşta ortaya çıkabilen bir durumdur. Bu konuda önemli bilgiler paylaşan Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Nevzat Aykut Bayrak, 16 Mayıs Uluslararası Çölyak Günü dolayısıyla dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Doç. Dr. Bayrak, çölyak hastalığının, buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunan gluten isimli proteine karşı bağırsakların geliştirdiği ömür boyu süren bir hassasiyet olduğunu belirtti. Bu hastalığın toplumda her 100 kişiden birinde görüldüğünü ifade eden uzman, “Çölyak, sadece ishal ve kilo kaybıyla sınırlı kalmayan, vitamin eksikliklerinden büyüme geriliğine, kemik erimesinden kısırlığa kadar birçok farklı semptomla kendini gösterebilen bir hastalıktır” dedi.
Çölyak hastalığının teşhisinde geç kalınmaması gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Bayrak, tedavi yönteminin tek bir çözümden oluştuğunu belirtti: “Glutensiz bir diyet, bu hastalığın tek tedavi yoludur.”
Çölyak hastalığının her yaş grubunda ortaya çıkabileceğini belirten Doç. Dr. Bayrak, “Bu hastalık 3 yaşında da tanı alabilir, 30 yaşında da. Dolayısıyla, her zaman akılda tutulması gereken bir durumdur. Artık vitamin eksiklikleri, karın ağrısı, huzursuzluk, kabızlık ve büyüme geriliği gibi belirtilerle daha sık karşılaşıyoruz” şeklinde konuştu.
Tedavi edilmediği takdirde çölyak hastalığı ciddi sonuçlar doğurabilir. Doç. Dr. Bayrak, “Kemik erimesi, unutkanlık, B12 ve D vitamini eksiklikleri, folik asit eksiklikleri gibi sorunların yanı sıra, çocuk sahibi olamama problemi yani infertilite gibi durumlar da yaşanabilir. Nadir durumlarda ise çölyak krizi gelişebilir; bu durumda hastalar şiddetli ishal ve karın ağrısı şikayetleriyle hastaneye başvurabilirler” dedi.
Çölyak hastalığında en etkili tedavi yönteminin glutensiz beslenme olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Bayrak, “Buğday, arpa, çavdar ve yulaf içeren gıdalardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Ayrıca, gluten maddesi gıda sanayisinde ‘kıvam arttırıcı’ olarak yaygın bir şekilde kullanılıyor ve birçok ambalajlı üründe bulunabiliyor. Bu nedenle, ambalajların etiketlerinin dikkatlice okunması gerekiyor. Küçük miktarda gluten teması bile hastalarda sorun yaratabilir. Gluten maruziyeti devam ettiğinde, büyüme geriliği, vitamin eksiklikleri ve bazı nadir kanser türleri gibi ciddi sağlık sorunları gelişebilir. Bu yüzden diyetin hassasiyetle uygulanması son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.