6 Haziran 2026 tarihinde İngiltere’nin Essex bölgesinde yaşanan olay, toplumda büyük bir şok etkisi yarattı. 36 yaşındaki Emma Barnett, 14 aylık oğlu Oakley’nin velayetinin devlet korumasına alınma sürecinin devam ettiğini öğrendikten sonra dehşet verici bir plan gerçekleştirdi. Mahkeme belgelerine göre, Barnett daha önce beş çocuğunun velayetini kaybetmişti. Sosyal hizmet raporlarının ardından Oakley’nin koruyucu aileye verilmesi gündeme gelince, kadın mahkeme sürecinden hemen önce kayıplara karıştı.
Çocuk koruma duruşması öncesinde, 8 Kasım 2024 tarihinde yapılacak çevrimiçi oturum için kendisine reçete edilen güçlü ilaçları alan Barnett, çocuğuyla birlikte izini kaybettirdi. Mahkeme, çocuğun koruma altına alınmasına karar verdikten sonra polis ve sosyal hizmet ekipleri geniş çaplı bir arama çalışması başlattı. Kadının kullandığı aracın Epping Ormanı civarında bırakıldığı ve bu sayede farklı bir yere kaçmış izlenimi vermeye çalıştığı tespit edildi. Helikopterler, arama köpekleri ve çok sayıda polis ekibi, günlerce süren bir operasyona katıldı.
Olayın gerçek boyutu günler sonra ortaya çıktı. Yapılan incelemeler sonucunda, Oakley’nin biberonuna karıştırılan ilaç nedeniyle ağır bir şekilde zehirlendiği belirlendi. Hastaneye kaldırılan çocuk, uzun bir süre yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdi. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen, yaklaşık iki ay sonra hayatını kaybetti.
Cambridge Kraliyet Mahkemesi’nde yapılan duruşmada, jüri Emma Barnett’i suçlu buldu. Mahkeme heyeti, olayın planlı ve ağırlaştırıcı unsurlar taşıdığına karar vererek, sanığa ömür boyu hapis cezası verdi. Karara göre, Barnett en az 22 yıl boyunca cezaevinde kalacak ve şartlı tahliye başvurusunda bulunamayacak. Dava sonrası yetkililer, Oakley’nin ölümünü “önlenebilir bir trajedi” olarak nitelendirirken, bu kararın çocuğun yaşadığı mağduriyet sonrası adaletin sağlanması açısından önemli olduğunu vurguladı.