Gazeteci susturmak isteyenler artık daha fütursuz!

Haber

“`html

Türkiye’de kamuoyunu tek bir sese mahkûm etmeyi hedefleyenler, medya üzerinde çoğulculuğa darbe vurmak amacıyla 2025 yılı kapsamında, yargıya müdahale niteliğinde çıkışlar gerçekleştirmiştir. Bu süreçte, ellerindeki tüm olanakları kullanarak toplumsal haber alma yollarını engellemeyi amaçlayan girişimlere başvurulmuştur.

Mart 2025’te İstanbul Saraçhane’de gerçekleşen protesto gösterilerini takip eden foto muhabirlerin, “Cumhurbaşkanını tehdit” iddiasıyla mahkûm edilen Fatih Altaylı’nın ve TELE1’e kayyım atanması sürecinde “casusluk” suçlamasıyla hedef alınan Merdan Yanardağ’ın tutuklulukları, hukuksuzluk iddialarını gündeme getiren Furkan Karabay’ın durumu, iktidarın toplumsal tartışmalar üzerindeki baskısını gözler önüne sermektedir.

2025, Türkiye’deki gazeteciler için nasıl geçti?

2025, Türkiye’deki gazeteciler için nasıl geçti?

19 Ocak 2026

2025’te 29 tutuklama, 3 ev hapsi, 58 gözaltı

BİA Medya Gözlem Raporları, 2025 yılı içerisinde en az 29 gazetecinin (Elif Akgül, Yıldız Tar, Yasin Akgül, Zeynep Kuray gibi) tutuklandığını ve 3 kişinin (İsmail Saymaz, Özlem Gürses, Ender İmrek) aylarca ev hapsinde tutulduğunu belgelemektedir. Ayrıca, çok sayıda gazeteci seyahat yasakları ve adli kontrol şartları ile sınırlı bir yaşam sürmeye zorlandı.

BirGün gazetesinin yönetimi, Halk TV ekibi ve Medyascopetv yöneticisi Ruşen Çakır ile YouTube’un “Onlar” grubundan Timur Soykan, Murat Ağırel ve Barış Terkoğlu gibi isimler de 58 gazeteciden bazıları olmuştur ve bunlar ya gözaltına alınmış ya da zorla ifadeye götürülmüştür.

İktidar baskılarıyla gazeteciliğin geleceği tehlikede!

BİA MEDYA GÖZLEM / EKİM – KASIM – ARALIK 2025
İktidar baskılarıyla gazeteciliğin geleceği tehlikede!

10 Ocak 2026

TCK ve TMK’dan 28 mahkûmiyet, 41 beraat

Medya temsilcilerinin yerel mahkemede yargılandığı süreçte, 150 civarında gazeteciden 28’i Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) çerçevesinde toplam 45 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Ayrıca, 41 gazeteci ve karikatürist beraat etmiştir.

Toplumsal eylemleri takip eden gazetecilere açılan davalar ise, çoğunlukla beraatla sonuçlanmakta ve keyfiliğin tescillenmesini sağlamaktadır.

Uzayan tutukluluk ve adli kontrolle gazeteciye baskı

BİA MEDYA GÖZLEM/TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2025
Uzayan tutukluluk ve adli kontrolle gazeteciye baskı

17 Ekim 2025

“Cumhurbaşkanına hakaret”: 2025’te iki mahkûmiyet daha

Deniz Yücel ve Charlie Hebdo davalarının ardından, bu kez Dagens ETC muhabiri İsveçli Joakim Medin’in tutukluğu ve mahkûmiyeti, 2025 yılında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasını yeniden gündeme getirirken, Türkiye yargısı, AİHM’in Ekim 2021’de aldığı “Vedat Şorli” kararı sonrası da, Adalet Bakanlığı’nın izinleriyle, 20’den fazla gazeteciyi yargılamaya devam etmiştir.

Ceza dağılımı RTÜK’ün tarafgirliğinin göstergesi

Raporlar, ekonomik koşulları kötüleşen bağımsız gazeteciliğin, iktidarın kontrolünde olan Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) gibi beklenen bağımsız düzenleyicilerin ekonomik yaptırımları ile ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ortaya koymaktadır.

2025 yılında RTÜK, haber ve tartışma programları için toplamda 32 milyon 820 bin 709 TL ceza keserken, kayyım atanan TELE1 hariç, Halk TV ve Sözcü TV gibi kanallar, lisans iptali tehdidi altında bulunmuştur. RTÜK’ün CHP adına seçilen üyesi İlhan Taşçı, eleştirel yayın yapan kanallara 2025 yılı içerisinde 52 ceza verilmesine rağmen, iktidara yakın kanallar hakkında hiçbir rapor hazırlanmadığını bildirmiştir.

İktidarın gözcülüğünde gazeteciye görülmemiş baskı

BİA MEDYA GÖZLEM / NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2025
İktidarın gözcülüğünde gazeteciye görülmemiş baskı

23 Temmuz 2025

Yayın yasağı, bant daraltma, haber sansürü, hesaba engel…

Anayasa Mahkemesi (AYM), 10 Ekim 2024 tarihinde İnternet Kanunu’nun “kişilik hakları ihlali” düzenlemesini yürürlükten kaldırmış olsa da, sulh ceza hakimlikleri, 2025 yılı boyunca; “yolsuzluk” ya da “kişilik hakları” ile ilgili gazetecilik içerikleri, “milli güvenlik ve kamu düzenine tehdit” olarak değerlendirerek sansürlemeye devam etmiştir.

2025 yılında tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu için gerçekleştirilen eylemlerde internet bant daraltması uygulamaya konmuş ve Bolu Kartalkaya yangını hakkında bir yayın yasağı getirilmiştir. Ayrıca, KaosGl, bianet, Artı Gerçek, MedyaRadar ve LeMan sitelerine ve ülke içinden ya da dışından birçok gazeteciye, belirli haberler ve içerikler nedeniyle erişim engeli uygulanmıştır.

Türkiye medyası “pozitif regülasyon” yoksunu

Avrupa Birliği, medya çoğulculuğu ve kamu yayıncılığı konusunda pozitif düzenlemelere gitmeye çalışırken, Türkiye’deki yetkililerin gazetecilik alanında herhangi bir düzenlemeye vesile olma çabası yoktur. Medyanın, siyasi ve yasal baskılar neticesinde ağır bir ekonomik kırılganlık yaşadığı ülkemiz, 180 ülkeyi kapsayan Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 159. sırada yer almıştır.

Altaylı ve Karabay çıktı, Yanardağ ve Aysever tutuklandı

Kayyım atanan TELE1 genel yayın yönetmeni Merdan Yanardağ, “casusluk” suçlamasıyla tutuklandığından beri, iddianamenin çıkmasını beklemektedir. Enver Aysever’in ise sağcılığa dair eleştirileri, “kin ve düşmanlığa tahrik” gerekçesiyle tutuklanmasına sebep olmuştur. 2025 yılında ‘tutuklama ve tahliye mekanizmasının hızlı çalıştığı ülkelerden biri olarak ifade edilmiştir.

2025 yılı süresince Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, gazetecilerin sorularını “O konuda bir şey diyemem, o mahkemelerin işi” diyerek geçiştirirken, Fatih Altaylı ve LeMan dergisi çalışanlarının tutuklandığı dönemde, iktidar temsilcilerinin kamuoyunu etkileyecek beyanlarda bulunmaları dikkat çekmiştir. 2025, gazetecilerin “Cumhurbaşkanını tehdit etmek” veya “casusluk” gibi alışılmadık suçlamalarla hedef alındığı kritik bir dönem olmuştur.

Dünya Basın Özgürlüğü Günü değil, Türkiye’de haberciye zulüm!

BİA MEDYA GÖZLEM/OCAK-ŞUBAT-MART 2025
Dünya Basın Özgürlüğü Günü değil, Türkiye’de haberciye zulüm!

3 Mayıs 2025

28 gazeteci ve iki medya kuruluşuna saldırı

2025 yılı boyunca en az 28 gazeteci (Murat Ağırel, İsmail Arı gibi) ve iki yayın kuruluşu (Evrensel ve LeMan) saldırıya uğramış, 10 medya temsilcisi de çevrimiçi veya sokakta tehditlerle karşı karşıya kalmıştır.

Yerel medya organlarına yönelik gerçekleştirilen siyasi tehditler, kaygı verici bir durum oluşturmaktadır; örneğin, Evrensel gazetesinin İzmir bürosu kurşunlanmıştır. Ayrıca, kadın gazeteciler de haber ve görüşleri nedeniyle cinsiyetçi saldırılara maruz kalmaya devam etmektedir.

Gazetecilik meslek kuruluşları, İstanbul’da Hakan Tosun adlı belgeselcinin 10 Ekim 2025’te uğradığı saldırı sonucunda hayatını kaybetmesi ile ilgili tüm boyutların araştırılmasını talep etmiştir.

AYM: Üç gazeteci ve bir kuruluşa 385 bin 980 TL tazminat

Anayasa Mahkemesi (AYM), 2025 yılı içerisinde “basın ve ifade özgürlüğünün ihlaline” dair bir dizi başvuru sonucunda, Murat Aksoy, Hayko Bağdat, Hasan Cemal ve Tuğçe Tatari gibi isimlerin yanı sıra Evrensel gazetesine de tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Yüksek Mahkeme, toplamda 385 bin 980 TL tazminat ödenmesine karar vermiştir.

AYM, kayyım atanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın iki yıl önceki tutukluluğu nedeniyle 166 bin 500 TL manevi tazminata hükmetmiş, ancak bu karar sonrasında da gazetecinin “casusluk” iddiasıyla tutuklanması önlenememiştir. Öte yandan, AYM, gazeteci Ragıp Duran’ın Özgür Gündem ile dayanışmasına verilen hapis cezasına yönelik başvurusunu kabul edilemez bulmuştur.

Hesap vermek yok: Mumcu cinayeti 33, Dink 19 yıldır cezasız

Gazeteci Uğur Mumcu’nun ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıya sebep olduğu iddia edilen Oğuz Demir’in yargılanabilmesi için, Mumcu Ailesi ve avukatlarının çabaları sürmektedir. 9 Şubat’ta devam edecek davada, bombacı ve ailesinin yerinin 32 yıl sonra araştırılması gündeme gelmiştir.

Gazeteci ve barış savunucusu Hrant Dink, 19 yıl önce öldürüldüğünde meydana gelen olaylarla ilgili olarak; cinayetin failleri, görev ihmalindeki kamu görevlileri hakkında herhangi bir hesap sorma durumu söz konusu olmamıştır. Nitekim, bu olayla ilişkili olarak korunan ya da beraat eden birçok kamu görevlisi hakkında AİHM ve Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan başvuruların sonuçlanması beklenmektedir.

Medyada kriz, kayyım: 70 işsiz

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, TRT‘de başkameraman olarak çalışan Binali Erdoğan’ın “Cumhurbaşkanına hakaret” nedeniyle görevden çıkarılmasını ele alan bir dosya sonucunda, idareye 7 bin 600 Avro tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir. 2025 yılı içinde, ekonomik kriz veya yeniden yapılanma gerekçeleriyle yüzlerce medya çalışanı işlerinden ayrılmak zorunda kalmış ya da zoraki olarak görevden alınmıştır. En az 70 medya çalışanının kayyım atanan TELE1 nedeniyle işsiz kalması tespit edilmiştir.

bianet, 2001 yılından bu yana Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü ihlallerini izlemekte ve 2004 yılından itibaren çeyrek dönemler hâlinde raporlar yayınlamaktadır. Şu ana kadar yayımlanan tüm BİA Medya Gözlem raporlarına buradan ulaşabilirsiniz.

(EÖ/HA)

“`

Scroll top