Sağlık çalışanlarının teşvik ödemeleri, neredeyse bir yıldır artış yaşamadan aynı seviyede kalmaya devam ediyor. Özellikle 2. ve 3. basamak sağlık tesislerinde çalışan personelin aldığı teşvikler, adaletsiz olduğu sıkça vurgulanan bir sistem içinde donmuş durumda bulunuyor.
Hekimler dışındaki sağlık personeli için ise durum pek iç açıcı değil. 5-6 bin lira arasındaki teşvik ödemeleri, büyük hastanelerde verilen emeğin yanında oldukça düşük kalıyor ve çalışanlar bu rakamların sembolik bir değere dönüştüğünü ifade ediyorlar.
Sağlık çalışanlarının ekonomik durumu da göz önüne alındığında, teşviklerin güncellenmemesi çalışanları zor durumda bırakıyor. Açlık ve yoksulluk sınırlarının her geçen gün arttığı bir dönemde, sağlık çalışanlarının gelirleri bu sınırların altında kalıyor.
Artan iş yükü, riskli nöbetler, şiddet olayları ve güvencesizlik hissi sağlık çalışanlarının iş hayatını olumsuz etkiliyor. Bu koşullarda düşük teşvik ödemeleriyle çalışanların motivasyonlarının düşmesi ve sağlık hizmetinin kalitesinin olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz gibi görünüyor.
Sağlık çalışanları, teşviklerin adil, güncel ekonomik koşullara uygun ve emeğin karşılığını verecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, mevcut durumun sadece çalışanların değil, sağlık hizmetinin genel kalitesinin de olumsuz etkileneceği endişesi taşınıyor.
Teşvik ödemelerinden kesilen yüksek vergiler de ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. 2025 yılında 100 liralık bir teşvik ödemesinin %25-30’u vergilere giderek çalışanların maaşlarını daha da azaltıyor.