Altın Yatırımcılarını Endişelendiren Küresel Gelişmeler

Ekonomist Filiz Eryılmaz, katıldığı televizyon programında küresel piyasalardaki güncel durumu değerlendirirken, özellikle ABD tahvil faizleri, Çin ekonomisi, jeopolitik riskler ve altın piyasası üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Eryılmaz, dünya genelinde ekonomik büyümenin yavaşladığını ancak enflasyon baskılarının devam ettiğini belirterek, “stagflasyon” riskine işaret etti.

KÜRESEL PİYASALARDA YENİ STRATEJİLER

Eryılmaz, jeopolitik gelişmelerin piyasalar üzerinde yeni bir dönemi başlattığını vurguladı ve yatırımcı davranışlarında belirgin değişiklikler yaşandığını ifade etti. Küresel piyasalardaki risk algısının önemli ölçüde değiştiğini belirten Eryılmaz, “Geçen hafta itibarıyla piyasa Tako Trade’i bıraktı, Nako Trade’e geçti.” diyerek yeni kavramın arka planını açıkladı. Eryılmaz, yatırımcıların bölgedeki çatışmaların kısa zamanda sona ereceğine olan inancının azaldığını belirtti ve “Nako Trade şu demek: ‘Hürmüz’ün açılma şansı yok.’ Yani savaşın askeri harekâta açık biçimde devam edeceği düşünülüyor.” dedi.

Söz konusu askeri hareketliliğin küresel enerji koridorlarını etkileyeceğini ve petrol fiyatlarının artışına neden olacağını savunan Eryılmaz, “Petrol fiyatları yükselecek, enflasyon artacak. Uzun vadede enflasyonun düşmeyeceğine dair ciddi endişeler var.” şeklinde konuştu.

ABD TAHVİL FAİZLERİ VE HİSSE PİYASALARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER

ABD’de yükselen tahvil faizlerinin hisse senedi piyasaları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirten Eryılmaz, özellikle teknoloji hisselerinin olumsuz etkilendiğini aktardı. Faizlerin mevcut seviyelerde kalıcı olması durumunda riskli varlıklardan çıkışın hız kazanabileceğini dile getiren Eryılmaz, “Eğer faizler 4.75’in üzerinde kalıcı olursa, bu çok ciddi riskler doğurabilir. Birçok hisse büyük çöküş yaşayabilir.” dedi.

ÇİN EKONOMİSİNDEKİ ENDİŞELER

Eryılmaz, Çin ekonomisindeki makro verilere de değinerek, üretim ve tüketimdeki ivme kaybını vurguladı. “Sanayi üretimi, sabit sermaye yatırımları ve perakende satışlar… Tüm bu veriler beklentilerin altında kaldı.” dedi. Çin Merkez Bankası’nın faiz indirim kararlarını temkinli bir şekilde almasının nedenlerini açıklayan Eryılmaz, “Faiz indirdiğinde yuan daha fazla değer kaybedecek. Çin’in en büyük korkusu sermaye kaçışı.” ifadelerini kullandı.

Altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihraçlarını Türkiye’deki makroekonomik duruma göre değerlendiren Eryılmaz, bu adımların finansal istikrara katkı sağladığını belirtti. Eryılmaz, bu enstrümanların rasyonelliği için “Bir taşla birkaç kuş vuruluyor.” yorumunu yaptı.

ALTIN FİYATLARINA İLİŞKİN KISMI BEKLENTİLER

Değerli metallere yönelik kısa vadeli beklentilerin sınırlı olduğunu ifade eden Eryılmaz, jeopolitik risklerin azalması durumunda dahi ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikalarının belirleyici olacağını vurguladı. “Fed’in büyük faiz indirimleri yapacağına inanmıyorum. Savaş erken biterse, altın maksimum 5200-5300 seviyelerine ulaşabilir.” dedi. Emtia piyasasında asıl yapısal değişim ve yukarı yöndeki hareketin daha ileri bir dönemde yaşanabileceğini belirten Eryılmaz, “Altındaki belirgin hareketin 2027’de görülme ihtimali daha yüksek.” ifadelerini kullandı.

YATIRIMCILARA STRATEJİK ÖNERİLER

Altın ve gümüş piyasalarında jeopolitik gelişmelere yakın takip gerektiğini hatırlatan Eryılmaz, uzun vadeli portföy yönetiminde panik dalgalarından kaçınılması gerektiğini vurguladı. Yatırımcılara kademeli işlem stratejisi öneren Eryılmaz, “Ellerindeki parayı en az üçe bölerek, belirgin geri çekilmelerde alım yapabilirler.” dedi. Mevcut piyasa koşullarının riskler sebebiyle olumlu gelişmelere karşı temkinli bir tutum sergilediğini de belirtti.